BT Corporate - шаблон joomla Оригами
Myom hakkında
Kasım 01 st

Miyomlar rahimdeki (uterus) düz kaslardan köken alan ve kadın organlarında görülen en yaygın iyi huylu tümörlerdir. Kadınların %40-50’sinde, en sık olarak ta 30-40 yaşlarında görülmektedir. Ergenlikten önce görülmez.

Geliştiği bölge ve büyüklüğüne bağlı olarak çok çeşitli şikayet ve bulgulara yol açar. Örneğin rahim dışına doğru yerleşmiş çok büyük bir miyom hiçbir şikayete yol açmayabilirken, rahim içerisinde yerleşmiş çok küçük bir miyom hayati tehlike yaratabilecek kanamalara neden olabilir. Aşırı adet kanaması miyomlardaki en sık yakınmadır. Ayrıca ağrılı adet, komşu organlara bası yaparak sık idrara çıkma, alt idrar yollarına (üreter) baskı yaparak böbrek büyümesi (hidronefroz), kabızlık, alt karın ve bel ağrısı, cinsel ilişkide ağrı, kısırlık, tekrarlayan gebelik kayıpları ve karında şişkinliğe yol açabilir. Bütün alt karnı dolduracak kadar büyüyen dev myomlar, iki taraflı idrar yollarını tıkayarak böbreklerin çürümesine yol açabilir. Gebelik sırasında myomlar hızla büyüyebilir. 

Rahimdeki yerleşim yerlerine göre myomlara çeşitli isimler verilir. Rahmin dış duvarı üzerine doğru büyümüş myomlara "subseröz miyom" denir. Bunlar kanamaya yol açmazlar, çok büyük boyutlara ulaşsalar bile önemli bir şikayete yol açmazlar. Rahim duvarında yerleşen miyomlar "intramural miyom" olarak isimlendirilir, en sık aşırı adet kanaması ve ağrılı adet yakınmalarına neden olur. Rahim boşluğunda yerleşenler "intrakaviter myom", rahim iç zarının hemen altında yerleşenler de "submüköz miyom" olarak adlandırılır. Bu son gruptaki myomlar çok büyük boyutta olmamalarına rağmen çok şiddetli yakınmalara ( ağrılı adet ve aşırı adet kanaması) yol açabilirler. Bazen rahim boşluğundan kaynaklanan miyomlar zamanla rahim ağzından dışarıya çıkabilirler.

Miyomlar cinsiyet hormonlarının etkisiyle büyürler. Ergenlikten önce görülmemeleri, menopoz sonrası küçülmeleri, cinsiyet hormonu reseptörleri (östrojen ve progesteron reseptörü) taşımaları, cinsiyet hormonlarının çok yükseldiği gebelik sırasında genellikle büyümeleri bunun kanıtıdır. Miyomların görülmesinde genetik etkiler de vardır. Miyomlu kadınların birinci derece kadın akrabalarının yaklaşık % 40 kadarında myom görülür. 

Miyomlar doğurganlık üzerine olumsuz etki oluşturabilir. Özellikle rahim boşluğunda ve rahim iç döşemesi altında yerleşen miyomlar, embriyonun yerleşmesini bozarak kısırlığa neden olabilirler. Ayrıca bazı miyomlar kanallarda tıkanıklık ve genişlemeler yol açarak da kısırlığa neden olurlar. Bu tür myomlar mutlaka operasyonla alınmalıdır. Rahim duvarında yerleşen ve 4-5 cm. den büyük myomlar da gebeliği olumsuz etkileyebilir. Altta gebeliği etkileyen başka bir neden yoksa, bu tür myomlar da özellikle birden fazla ise alınmalıdır. Rahim duvarı dışına doğru büyüyen myomlar gebeliği etkilemez. Bu nedenle herhangibir operasyon önerilmez. 

Gebelikte miyom varlığı çok önem taşır. Miyomlu kadınlarda düşük ihtimali artmıştır. Miyomlar gebelikte hızla büyüyebilirler ve bebek eşinin erken ayrılmasına ( dekolman plasenta) neden olabilirler. Yine rahim ağzına yakın yerleşimli ve büyük miyomlar doğum yolunu kapatarak normal doğumu engelleyebilir. Hatta bazen sezaryen bölgesini kaplayarak, sezaryen ameliyatını bile çok zorlaştırabilirler. Gebelik sırasında büyüyen miyomlar, gebelik sonrası hızla küçülürler. Sezaryen ameliyatında miyomların alınması çok tehlikeli kanamalara yol açabilir. Bu nedenle önerilmez. 

Gebeliğinden önce, rahim duvarında yerleşmiş myomu alınmış hastaların doğum şekli sezaryen ile olmalıdır. Çünkü bu hastaların normal doğumunda rahmin yırtılma riski vardır. Fakat rahim boşluğunda yerleşmiş olan myomu çıkartılmış hastalar normal doğum yapabilir.

Miyom kanserleşir mi?

60-70 yaşlarında miyom nedeniyle ameliyat edilen hastaların % 1 kadarında kanser (leiomyosarkom) teşhisi konulur. Burada myomun kanserleşmesi söz konusu değildir. Menopoz sonrası yıllarda, önceden var olduğu bilinen myomların aniden büyümeye başlaması hekimi uyarmalıdır.

Miyom teşhisi nasıl konur?

Miyomu teşhis etmek zor değildir. Jinekolojik muayene sırasında rahmin normalden büyük, düzensiz sınırlı, sert bir yapıda hissedilmesi şüphe uyandırır. Çok büyük miyomlar karın duvarından bile hissedilebilir. Evli kadınlarda vaginal yoldan, bakirelerde karın yoluyla yapılan ultrasonografik muayene ile myom teşhisi % 90 oranında konulur. Rahim içerisinde yerleşen miyomların teşhisinde, rahim içerisine sıvı verilerek yapılan ultrasonografik muayene (sonohisterografi), rahmin ilaçlı filmi (histerosalpingografi), anormal yerleşimli miyomların teşhisinde ise bilgisayarlı tomografi ve MRI kullanılabilir.

Miyom tedavisi nasıl yapılır?

Yakınmaları şiddetli olmayan hastaların tedavisinde öncelikle ilaçlar denenebilir. Prostoglandin sentezini engelleyen ağrı kesici ilaçlar ve düşük hormon içeren doğum kontrol hapları bu amaçla kullanılabilir.

Büyük boyutlara ulaşmış veya çok şiddetli yakınmalara yol açan miyomların çıkartılması gerekecektir. Burada seçilecek operasyon hastanın yaşına ve gebelik beklentisine göre belirlenir. Genç hastalarda miyomların çıkartılması tercih edilirken, doğurganlığını tamamlamış ve menopoza yakın kadınlarda rahim alınması önerilebilir. Operasyon şeklini hastanın tercihleri belirler.

Başlıca miyom çıkartma şekilleri;

1-Açık ameliyat yöntemiyle:

Klasik olarak karın açılarak, rahimdeki bütün miyomlar çıkarılabilir. Hastanın yaşı ve myom sayısı ne olursa olsun, myom için operasyon gereken her hastaya rahim alınmadan myomları temizleme seçeneği sunulmalıdır.

2- Laparoskopi yardımıyla:

Rahim boşluğundaki ve rahim duvarındaki küçük miyomlar bu yöntemle çıkartılamaz. Genellikle saplı, rahim dışına doğru büyümüş miyomlarda tercih edilir. 

3- Histeroskopik rezeksiyonla:

Rahim boşluğundaki 4 cm. e kadar olan miyomlar bu yolla çıkarılabilir. 

4- Vaginal yoldan yapılan miyom çıkartma:

Rahim ağzından görülen ve sarkan myomlar karın kesilmeden çıkartılabilirler.

Rahminin alınmasını tercih eden hastalarda bu işlem üç şekilde yapılabilir;

a- Açık ameliyat yöntemiyle: Klasik olarak karın açılarak yapılır. Rahim tam veya kısmi olarak çıkartılır. 

b- Laparoskopik yöntemle: Karın açılmadan belli noktalardan küçük kesilerle karın boşluğuna girilerek ve karın içerisi gaz ile şişirilerek yapılır. Ameliyat sonrası dönemde kullanılan gaza bağlı omuz ağrısı olabilir, ancak karın açılmadan yapıldığı için  cerrahi kesi ağrısı olmamaktadır. Bu sebeple açık ameliyat yöntemine göre ağrı açısından daha konforlu bir müdahale yöntemidir. 

c- Vaginal yoldan rahim alma ameliyatı: Uygun durumlarda hasta için en atravmatik ameliyat yöntemidir.

Miyomlar alındıktan sonra tekrarlar mı?

Miyomlar çıkartıldıktan sonra, menopoza girinceye kadar % 30 oranında tekrarlama riski vardır. Çok sayıda miyom çıkartılan hastalarda tekrarlama oranı, tek miyom çıkarılanlardan daha fazladır.

Ameliyatsız miyom küçültücü yöntemler var mı?

Evet var. Bunlar;

1-Geçici bir süre miyomu küçültmek istediğimizde (operasyon öncesi gibi) yalancı menopoz oluşturan ilaçlar (GnRH analogları) kullanılabilir. Bu yolla geçici olarak myom boyutları % 40-50 oranında küçültülebilir.

2-Rahime kan sağlayan damarların tıkanmasıyla (uterin arter embolizasyonu) miyomların küçültülmesi sağlanabilir.

3-Dondurma veya elektrik akımıyla miyomun tahrip edilmesi (miyolizis).

4-En son geliştirilen yöntem ise MRI eşliğinde yüksek yoğunluktaki ultrason dalgaları ile miyomu tahrip etme yöntemidir.

Son iki yöntem doğurganlığını tamamlamamış, çocuk isteyen kadınlarda uygun yöntemler değildir.

Hormon (progesteron) salgılayan rahim içi araçlar (spiral) küçük myomu olup kanama ve ağrılı adet yakınması olan hastaların ameliyatsız tedavisinde önemli bir yer almaktadır. Çünkü bu tür rahim içi araçlar hem kanama problemlerini düzeltmekte hem de ağrılı adeti tedavi etmektedir. 

 

Okunma 1446 defa

Soru Sormak mı istiyorsunuz?

Kadın Hastalıkları, Gebelik, Kısırlık, Jinekelojik Ameliyatlar, Doğum ve Doğum sonrası konularda her türlü aklınıza takılan soruları sağ tarafta bulunan -Soru Sor- butonuna tıklayarak veya iletişim kısmındaki mail adresimize yazarak ayrıntılı bir şekilde öğrenebilirsiniz.

 

Kimler Online

58 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

HABERDAR OLUN

Email'inizi kaydedin bizden haberdar olun: